İklim Platformu'ndan COP 15 ve Özel Sektör Yazdır E-posta
Çarşamba, 06 Ocak 2010 18:09

İklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin geri döndürülemeyecek bir noktaya gelmemesi için, küresel sıcaklık artışının kritik deÄŸer olan 2 °C altında tutulabilmesi gerekiyor. Küresel sera gazı birikimi tarihteki bilinen en üst deÄŸerlere ulaÅŸmış durumda. Dünya liderleri ve hükümetler 7-18 Aralık 2009 tarihleri arasında  Danimarka’nın baÅŸkenti Kopenhag’da 2020 yılındaki iklim kaderimizi belirlemek için biraraya geldi.

Küresel iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin etkilerinin azaltılması için, 190’dan fazla ülkenin katıldığı, buna karşılık ancak sınırlı sayıda ülkenin sera gazı salım azaltım yükümlülüğü altına girdiÄŸi, sınırlı bir yükümlülük dönemini kapsayan (2008-2012) Kyoto Protokolü, 2012 yılında 1. yükümlülük dönemini tamamlayacak.

BM İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Çerçeve SözleÅŸmesi (BMİDÇS) 15. Taraflar Konferansı’nda (COP15) hükümetler, daha uzun dönemli yeni bir iklim rejiminin yapı taÅŸlarını oluÅŸturmak için 2 hafta boyunca birçok baÅŸlık altında müzakereleri yürüttüler. 40,000’den fazla akredite katılımcı tarafından takip edilen müzakerelere ülke delegelerinin yanında sivil toplum kuruluÅŸları, hükümetlerarası kuruluÅŸlar ve medya da katılım saÄŸladı. İki haftalık maraton sonunda ise herhangi bir hukuki baÄŸlayıcılığı olmayan bir niyet metni oluÅŸturuldu. Bu metnin adı da; Kopenhag UzlaÅŸması. Kopenhag UzlaÅŸması kimileri tarafından zayıf kimileri tarafından da önemli bir baÅŸlangıç olarak deÄŸerlendiriliyor. COP15’in resmi müzakere süreci, temel çıktılar ve de Kopenhag UzlaÅŸması hakkında yaptığımız kapsamlı deÄŸerlendirmelerimize, 04 Ocak 2010 tarihli REC Türkiye COP15 güncesinden ulaÅŸabilirsiniz.      

 Kopenhag Uzlaşması kimileri tarafından zayıf kimileri tarafından da önemli bir başlangıç olarak değerlendiriliyor. Diğer bir yandan da böylesi bir sonuç ile en çok eleştiri alan kesim hükümetler oldu. Hükümetler COP 15 süresince politik bir isteksizlik sergilerken, özel sektörün de dahil olduğu farklı paydaşlar ise yan etkinliklerde iklim değişikliğine yönelik çözüm önerilerini tartıştı.

COP 15’in şüphesiz ki kazananı, küresel iklim krizinin çözümü için sürdürülebilir ve yüksek hedefleri olan uluslararası bir anlaÅŸmanın saÄŸlanması için gerekli baskıyı saÄŸlama konusunda üzerine düşen görevi yerine getiren sivil toplum oldu. BM İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Çerçeve SözleÅŸmesi (BMİDÇS) süreçlerine sivil toplumun katılımı; gözlemci sivil toplum kuruluÅŸları aracılığıyla gerçekleÅŸtiriliyor. BMİDÇS süreçlerini takip edebilmek için STK’ ların özel sektör, çevre, araÅŸtırma kuruluÅŸları, yerel yönetimler, yerel halklar ve ticaret odalarını temsilen oluÅŸturulan eÅŸgüdüm komitelerine üye olmaları bekleniyor. İş dünyası ve sanayi kuruluÅŸlarını temsilen geliÅŸtirilen eÅŸgüdüm komitesinin sözcülüğünü Uluslararası Ticaret Odası (ICC) kuruluÅŸu yapıyor.

Kopenhag’da gerçekleÅŸtirilen iklim zirvesi, 830’dan fazla kuruluÅŸu temsilen 20,000’den fazla sivil toplum temsilcisine de ev sahipliÄŸi yaptı. 6 paralel konu baÅŸlığı altında gerçekleÅŸen resmi müzakere süreçleri, gözlemci kuruluÅŸların katılımına açık olabildiÄŸi gibi, bu sene gerçekleÅŸtirilen müzakerelerde sıkça rastlandığı gibi gözlemci kuruluÅŸlara kapalı olarak da gerçekleÅŸtirilebiliyor. Sivil toplum ise müzakerelere paralel olarak gerçekleÅŸtirilen yan etkinliklerde hem iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi için geliÅŸtirdiÄŸi çözüm önerilerini hem de yapabileceklerini ortaya koyabiliyor. Özel sektör de 7-18 Aralık 2009 tarihleri arasında gerçekleÅŸtirilen 15. Taraflar Konferansı’na (COP 15) yan etkinlikler aracılığıyla aktif katılım saÄŸladı. 

İKLİM PLATFORMU’NDAN KÜRESEL İŞBİRLİĞİ
İklim Platformu temsilcileri de küresel iklim deÄŸiÅŸikliÄŸi rejiminin ÅŸekillendiÄŸi müzakerelere aktif katılım saÄŸladı. İklim Platformu, Kopenhag’da gerçekleÅŸtirilen müzakerelerde hem resmi müzakere süreçlerini hem de yan etkinlikleri takip etti. Bunun yanında, özel sektörün müzakerelerdeki güncel geliÅŸmelerinin paylaşıldığı ve her sabah kapalı olarak gerçekleÅŸtirilen özel sektör günlük bilgilendirme toplantılarına katılım saÄŸlayarak güncel süreçleri özel sektör bakış açısından takip etti. Kopenhag İklim Platformu için bir ilke de sahne oldu. İklim Platformu, The Prince of Wales’s Corporate Leaders’ Group on Climate Change (Galler Prensi’nin İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Özel Sektör Liderler Grubu) ile küresel bir ortaklık gerçekleÅŸtirdi. Bu ortaklık kapsamında, düşük karbon ekonomisine geçiÅŸin hızla yaÅŸandığı bu süreçte, Türk ve yabancı özel sektör temsilcilerinin daha yakın bir iÅŸbirliÄŸi içerisinde çalışması için destek saÄŸlanmasının kapısı aralanmış oldu. Bu ortaklık ile beraber özel sektörü temsilen Amerika, Almanya, Çin, Åžili ve Avrupa’da çalışmalarını yürüten birçok farklı özel sektör giriÅŸimiyle de iÅŸbirliÄŸi olanağı doÄŸmuÅŸ oldu.

İklim Platformu ayrıca müzakerelerin son gününde gerçekleÅŸtirilen resmi üst düzey oturumda da yer aldı. Bu oturumda, İklim Platformu Kurucular Kurulu’nda yer alan REC’in İcra Direktörü Marta Szigeti Bonifert tarafından gerçekleÅŸtirilen konuÅŸmada, REC Türkiye ve TÜSİAD tarafından geliÅŸtirilen İklim Platformu’na özel bir vurgu yapıldı.

ÖZEL SEKTÖRE YONELİK YAN ETKİNLİKLERDEN SAHNELER
İş dünyasının yan etkinliklerden tüm dünyaya gönderdiÄŸi en önemli mesaj ise özel sektörün iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin etkilerinin azaltılması için seçenekleri tartışmanın da ötesine geçerek somut çalışmaları hayata geçirmeye baÅŸladığı oldu. Åžirketler ve iÅŸ dünyası gruplarının konuÅŸmacı olarak katılım saÄŸladığı farklı oturumlardan çıkan ortak sonuç ise  iklim deÄŸiÅŸikliÄŸine karşı mücadelede ekonomiyi karbonsuzlaÅŸtırmak için geliÅŸtirilen “Düşük Karbon Ekonomisi” modelinin, özel sektör açısından gelecek dönemde küresel rekabette öncülük ve iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinden kaynaklı risklerin azaltılması anlamına geldiÄŸi idi.

İngiltere’de çalışmalarını yürüten The Prince of Wales’s Corporate Leaders’ Group on Climate Change (Galler Prensi’nin İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Özel Sektör Liderler Grubu) tarafından 10 Aralık 2009 tarihinde gerçekleÅŸtirilen yan etkinliÄŸe; yapı, enerji, finans, sigorta, basın-yayın sektörü ve sivil toplumu temsil eden konuÅŸmacılar, sürdürülebilir ve düşük karbonlu sürece geçiÅŸte özel sektörün, tüketicilerin alışkanlıklarının deÄŸiÅŸtirilmesinden teknolojik inovasyonun gerçekleÅŸtirilmesine kadar geniÅŸ bir ölçekte etkisinin olacağını vurguladı. KonuÅŸmacılardan biri olan Skanska ÅŸirketinin üst yönetiminden Noel Morrin, “iklim deÄŸiÅŸikliÄŸine karşı mücadelede teknik bir engelin olmadığını, sadece politik bir isteksizlik olduÄŸunu” vurgulayarak sorunu ve çözüme hazır olduklarını çok net ortaya koydu. The Prince of Wales’s Corporate Leaders’ Group on Climate Change tarafından Bali ve Poznan Bildirileri ile baÅŸlayan sürecin devamı olarak hazırlanan Kopenhag Bildirisi ise bu süreç içerisinde 900’dan fazla özel sektör temsilcisi tarafından imzalandı.

Uluslararası Ticaret Odası (ICC) ev sahipliÄŸi ve Electricité de France, General Electric, Uluslararası Enerji Ajansı ve Microsoft’un konuÅŸmacı olarak katılımıyla 14 Aralık 2009’da teknoloji transferi konulu bir yan etkinlik düzenlendi. Müzakerelerin en önemli baÅŸlıklarından biri olan teknoloji transferi konusu ele alındı. Tartışmaların merkezini ise sera gazı salımlarının azatılması için mevcut ve yeni teknolojilerin geliÅŸtirilmesi, yaygın kullanımı ve ticarileÅŸtirilmesinde özel sektörün rolünün ele alındığı tartışmalar oluÅŸturdu. Enerji ihtiyacının giderek artacağı ve küresel sera gazı salımlarının %40’nın enerji sektöründen kaynaklığı da belirtilerek enerji sektöründe enerji verimliliÄŸi ve düşük karbon teknolojilerinin yaygınlaÅŸtırılmasının önemine vurgu yapıldı. Ekonominin karbonsuzlaÅŸtırılması için teknolojilerin mevcut olduÄŸu ancak verimli bir ÅŸekilde yaygınlaÅŸtırılması için müzakerelerin merkezinde yer alan teknoloji transferi ile ilgili uluslararası yapının acilen oluÅŸturulması gerektiÄŸi belirtildi. Bunun yanında Kopenhag’da gerçekleÅŸtirilen müzakerelerin sonuçlarından bağımsız olarak temiz teknolojilerin hızlı bie ÅŸekilde yaygınlaÅŸma için kamu-özel sektör iÅŸbirliÄŸine vurgu yapıldı. Kamu ve özel sektör arasındaki iÅŸbirliÄŸini geliÅŸtirecek ve teknolojilerin kullanımın ulusal ve uluslararası alanda kontrol edebilecek mekanizma olarak da fikri mülkiyet hakları örnek olarak verildi. Fikri hakların, teknoloji transferi için yapılacak yatırımlarda en temel teÅŸvik olduÄŸu da belirtildi.

Kopenhag İklim Zirvesi, özel sektörün büyük oyuncularının katılım saÄŸladığı iki özel sektör zirvesine de ev sahipliÄŸi yaptı. 11 Aralık 2009 Cumartesi günü üçüncüsü gerçekleÅŸtirilen “İş Dünyası Günü” ve 15 Aralık 2009 günü gerçekleÅŸtirilen “İklim Liderleri Zirvesi 2009”, dünya liderlerinin yanında dünya sıralamasında en üst sıralarda bulunan ÅŸirketlerin, finansal kuruluÅŸların, lider kamu temsilcilerinin ve BMİDÇS Genel Sekreteri Yvo De Boer gibi kilit isimleri ağırladı. Sürdürülebilir Kalkınma için Dünya İş Konseyi ve Uluslararası Ticaret Odası iÅŸbirliÄŸinde COP 13’ten bu yana gerçekleÅŸtirilen “İş Dünyası Günü”ne, 400’den fazla katılımcı, 40 konuÅŸmacı ve panelist katılım saÄŸladı. The Climate Group tarafından gerçekleÅŸtirilen İklim Liderleri Zirvesi 2009 ise özel sektörün üst düzey temsilcilerin yanında yerel, altulusal yönetimler de katılım saÄŸladı. Her iki zirveden de çıkan en önemli sonuç ise özel sektörün sürdürülebilir, iddialı hedefleri olan bir uluslararası anlaÅŸma beklentisi, müzakerelerin sonucundan bağımsız olarak özel sektör tarafından 3,65 Trilyon Avro büyüklüğündeki düşük karbon  pazarının ortaya koyabileceÄŸi fırsatların deÄŸerlendirilmesi ve iÅŸ dünyasının müzakerelere etkin olarak katılım isteÄŸi olarak sıralanabilir. İş Dünyası Günü ile ilgili kapsamlı İngilizce deÄŸerlendirme için tıklayınız. 

İş dünyasının bu örnekleri dışında, COP15 öncesi Çin’in karbon yoÄŸunluÄŸunu 2020’ye kadar %40-45 azaltımını da anlamakta büyük fayda var. 15 Aralık 2009 tarihinde yan etkinlik olarak UNDP-Çin tarafından düzenlenen “Düşük Karbon Toplumuna ve Ekonomisine geçiÅŸte Çin’in adımları” baÅŸlıklı toplantıda rekabet açısından önemli tartışmalar yürütüldü. Temelde, 2020 için karbon yoÄŸunluÄŸunu 2005 yılına göre %45 azaltacak olan Çin’in, devamında 2050’ye kadar bu azaltımı %85’e çıkartacağının bilgileri toplantıda sunuldu. Tartışmaların ulaÅŸtığı en önemli çıktı, karbon yoÄŸunluÄŸu azaltımı sayesinde Çin endüstrisinin rekabet gücünün artacağı yönündeydi. Düşük karbon pazarı, aynı zamanda daha az fosil yakıt ve sonucunda da düşük maliyet anlamına gelmesi noktasında, geliÅŸen ve dünyanın sayılı üretici güçlerinden biri olan Çin’in, önümüzdeki dönemde maliyetleri düşürme anlamına gelen karbon yoÄŸunluÄŸu azaltımının ne kadar önemli bir rekabet aracı olarak kullanacağını ortaya koyuyordu.

Yoğun geçen Kopenhag sonrasında, özel sektöre yönelik olarak gerçekleştirilen toplantılardan çıkan ortak sonuç, düşük karbon ekonomisi ifadesinin ve geçiş sürecindeki hızın gelecek dönemlerde özel sektör için rekabet gücünün artması ve iklim risklerinin azaltılması için önemli bir araç haline geleceği. Bunun bilincinde olan birçok küçük ve büyük şirketin kurumsal sera gazı hesaplamalarını başlattığı ve bu sonuçlar doğrultusunda azaltım hedeflerini belirleyerek, karbon yoğunluklarını düşürmek için gerekli adımları ve programları hayata geçirmeye başladığı da görülüyor.

 
Share to Facebook Share to Linkedin Share to Delicious Share to Google